0029 – Neden Matematik?

Kur’an’ın bir benzerinin insanlar tarafından getirilemeyeceğiyle matematiğin ilgisi nedir?
Neden Matematik?

Açıklayalım:
Kur’an’ın ilgili ayetlerinde, “Benzeri getirilemez” denmiyor, dikkatinizi çekerim. “İnsanlar ve Cinler benzerini getiremezler” deniyor.

—–   17 – İsra Suresi – Ayet 88   —–

 قُلْ لَئِنِ اجْتَمَعَتِ الْاِنْسُ وَالْجِنُّ عَلٰى اَنْ يَاْتُوا بِمِثْلِ هٰذَا الْقُرْاٰنِ لَا يَاْتُونَ بِمِثْلِهٖ وَلَوْ كَانَ بَعْضُهُمْ لِبَعْضٍ ظَهٖيرًا

Diyanet Meali: 17:88

De ki: “Andolsun, insanlar ve cinler bu Kur’ân’ın bir benzerini getirmek üzere toplansalar ve birbirlerine de destek olsalar, yine onun benzerini getiremezler.”

Yani “İnsanların ve Cinlerin kapasitesi Kur’an’ın bir benzerini getirmeye yeterli değildir” deniyor. Olay bir kapasite meselesidir. Bu ise olayın ölçülebilir bir büyüklük olduğunu bize gösteriyor. O zaman Kur’an’da öyle bir şey bulup çıkaracaksınız ki, bugün ve gelecekte insanların kapasiteleri bunu yapmaya yetmeyecek. Bunu ölçebileceğiz ve insan kapasitesinin yetmeyeceğini gösterebileceğiz. Bu tamamen nesnel bir yaklaşımdır. Olay tamamen ölçülebilir nitelikte olmalıdır. Gözlemlenebilir, Ölçülebilir, Test edilebilir, sonuçta kanıtlanabilir olmalıdır. Yani Nesnel olmalıdır.

Ek olarak ilgili ayetlerde yine çok önemli bir vurgu vardır. Müslümanlara gönderme yapar.

De ki” ifadesi. Bu ifadeden de anlıyoruz ki. Allah Müslümanlardan bu ifadeyi dillendirmelerini, söylemelerini, ilan etmelerini hatta meydan okumalarını istiyor.

Yani, Müslümanlar çıkıp Kur’an’ı göstererek;

Eyyy.. İnsanlar! Sizler bunun benzerini getiremezsiniz.” demeliler.

Peki, adama sormazlar mı?

Benzerlik ölçütün nedir. Neyi nasıl getirdiğimizde benzer olacak veya olmayacak, koy ortaya ve bunun neden bir benzerini getiremeyeceğimizi ispatla.” demezler mi?

Ben mesela, bütün Müslümanlara bunu soruyorum.

Çıkarın ortaya ölçütü, neyi, neden getiremez insanlar, ispatlayın.

Öyle “Belagat sanatı, bu söz Allah’ın sözüdür, insan sözü bunun gibi olamaz. Hiç bir insan, sözü bu denli yerli yerinde, her şeyiyle uygun kullanamaz…” gibi ifadeler, inananlar için geçerlidir, bağlayıcıdır. Doğru bu ifade benim için bir anlam ifade ediyor ve ben bunu rahatlıkla kabul ediyorum, fakat bu sözün inanmayanlar için hiç bir geçerliliği yoktur. Çünkü özneldir. Nesnel bir tarafı yoktur. Yani kişiden kişiye değişir. Kimisi bu söz güzel yerinde olmuş, kimisi olmamış yerinde değil, diyebilir. Bu şekildeki bir olgunun kesin olarak ölçülmesi, herkesin kabul edebileceği şekilde gösterilmesi, çok zordur veya mümkün değildir. Fakat ben bunu yaparım diyen varsa, lütfen belagat sanatı denilen olguyu nesnelleştirsin. Neyi nasıl hangi ölçüte göre ölçüyoruz. Bunu neden insanlar bugün ve gelecekte yapamaz lütfen açıklasın.

Bu işleri kolay zannedenler çok yanılıyorlar. Bu işler, öyle gelişi güzel laflar ile ifade edilebilecek, geçiştirilecek konular değildir.

Kur’an insanların diline dolayacakları, hafife alabilecekleri bir konu değildir. Kur’an ölçütü Allah tarafından koyulmuştur ve insanların tamamı, hiç bir görüş farklılığı fark etmez, bütün hepsi, ortak olarak bu ölçütü kullanır ve kabul eder. Bu ölçütü kabul etmeyene itibar edilmez. Konuştuğu dikkate alınmaz.

Bu ölçüt

MATEMATİKTİR

Örnek vererek göstermeye çalışayım:

Öncelikle insanlar böyle derler “2 + 2 = 4” işte matematiğin kesinliği.

(Komik tabi ki, kulaktan dolma olduğu bariz belli, çünkü yukarıda yazdığım eşitlik bir kabuldür, gereklilik değildir.)

Bu böyle ifade edilmez.

Doğrusu budur. 2 + 2 = 2 + 2 gibidir. (Bu eşitlik bir gerekliliktir)

Aradaki farkı anlayan anlayacak, burada mantık veya sembolik matematik dersi vermem gerektiğini zannetmiyorum.

Matematik insan tarafından algılanan fakat insanın dışında var olan gerçekliktir. İnsandan tamamen bağımsız bir olgudur. Bir sepetteki yumurtaların sayısını siz söyleseniz de, söylemeseniz de, sepetteki yumurtaların varlığının bir sonucu olarak, orada matematik vardır.

Bunu sizin algılamanız, normatif olarak tanımlamanız, yani bir kurallar dizisi halinde ifade etmeniz olaya sizin kattığınız bir olgu değildir. Ancak olanı fark ederek ifade etmeniz anlamına gelir. Dolayısıyla insanın dışında, insandan bağımsız, varlığın bir sonucu olarak matematik vardır ve bu ölçüt evrenseldir, insan üstüdür. Bu ölçüte hiç bir insan itiraz edemez.

Neden? Çünkü gözlemlenebilir, ölçülebilir, test edilebilir ve kanıtlanabilir niteliktedir.

Başka ne diyeyim canım arkadaşım, olay çok açık değil mi? Bunu görmeyen, göremeyen veya görmek istemeyen Profesörlerimize çok kızıyorum. Çok ayıp ediyorlar. Onları görevlerini yapmaya çağırıyorum.

Neyse, bu konuda yaram çok derin. Benim derdim ile sizleri meşgul etmeyeyim. Aşağıdaki video detayları açık bir şekilde anlatır, izlemenizi tavsiye ederim. Vakti olanlar video serisini başından itibaren izleyebilirlerse daha faydalı olacaktır.

Selam ve Saygılarımla

Mustafa Kurdoğlu

bilim.felsefe.din.77@gmail.com

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*