0001 – Siz (Mustafa Kurdoğlu) bu çalışmayı inancınızda gördüğünüz bir eksiklikten ve bu eksikliğin giderilmesi sebebiyle mi yaptınız?

Bu çalışma bir dinin propagandası değildir, kimseyi bir dini anlayışa ikna etme gayesi ve kaygısı yoktur. Herkesin dini anlayışı özeldir ve kendini ilgilendirir. Kimsenin dinine karışma gibi bir niyetim asla olamaz.

Benim inancım olan İslam’a göre hidayet Allah’tan dır.

Ben ancak insanların dini anlayışlarına veya düşüncelerine saygı duyarım.

Kavram Tanımları:

İman: Gerekçelendirilmiş bilginin doğru olduğunun kabulü sonrası, insan duygusu ile bağlantısının kurulduğu ve güvenin (teslimiyetin) oluştuğu durum. Başka bir bakış açısıyla iman; kalbe inen fikirdir. Aksiyon değeri vardır, motor görevi üstlenir, insana doğru bildiğini yaptırma gücüne sahiptir.

İnanmak: Bir şeyin doğru olduğunu kabul etmek, güvenmek.

İnanmak ile ilgili Türkiye’de yaşayan insanımızın kafasında bir anlam kayması yaşandığını düşünüyorum. Şöyle ki; Türkiye’de yaşayan insanımız “Allah’a inanıyorum” derken, ifade ettiği anlam ile “Mehmet’e inanıyorum” ifadesindeki anlam farklılık göstermektedir. Söz konusu “Allah” olunca, inanmak kavramı; varlık veya yokluğunu sorgulamak anlamında kullanılmaktadır. Diğer tarafta söz konusu “Mehmet” olunca, inanmak kavramı Mehmet’in söylediği bir sözün doğru olduğunu kabul etmek ve ona güvenmek anlamında kullanılmaktadır. Doğru kullanım, söylenen bir sözün doğru olduğunu kabul etmek ve ona güvenmek olmalıdır. Dolayısıyla Allah’a inanmaktan kasıt, Allah’ın mesajının doğru olduğunu kabul etmek ve ona güvenmek olmalıdır. Bu ise mesajı okuyup anlamakla mümkündür.

Bilimsellik: Ölçmeye, karşılaştırmaya ve deneye dayanan bilgi edinme ve değerlendirme yöntemi. Bilimsel yöntem akıl, deney ve gözleme dayalıdır. Bir bilginin bilimsel olmasının ölçütü yöntemsel olmasıdır. Bilimsel bilgi objektif, sistemli, tutarlı ve eleştiriye açık bilgidir. Bilimsel bilgi, teknik bilgiden farklı olarak uygulama bilgisi değil, teorik bilgidir.

Nesnel: Kişiye özgü(öznel) olmayan demektir. Bir şeyin tamamen kanıtlanabilicek nitelikte olduğunu ifade etmek için kullanırız.
Nesnel Yargılar: Tamamen kanıtlanabilir yargılardır. Hiçbir zaman nesnel yargılara kişi kendi düşüncesini katmaz. Eğer katarsa nesnel değil, öznel bir yargı besler.

İman, yaratıcının gerekliliğinin bilimsel olarak temellendirilmesiyle oluşmaya başlar. İlk aşama budur. Bu aşamada Kutsal metinler kullanılmaz, kullanılamaz, mantıklı değildir, delil teşkil etmezler. Kozmolojik olgular, fizik yasalarının ortaya koyduğu sonuçlar, evrende gözlemlediğimiz oluşumlar gibi, nesnel deliller kullanılmalıdır. Bu aşama Ateizm ile yüzleşmeyi gerektirir. Bu aşama geçildiği takdirde diğer aşamalar mantıklı olacaktır.

İkinci aşamada: Yaratıcının kim olduğunun, bizimle temasının olup olmadığının irdelendiği, bir dizi sorular kümesine cevaplar vermek ve yine bilimsel olarak temellendirmek gereklidir. Bu aşamada da kutsal metni kullanmak doğru değildir, delil teşkil etmez. Yani Kur’an’ın Allah’ın kitabı olduğunu Kur’an ayetlerinin ifadelerinden delillendiremezsiniz. Kur’an dışından veya ifadelerin (Ayetlerin) Kur’an dışı referanslarından deliller getirerek Kur’an’ın Allah’ın kitabı olduğunu göstermeniz gerekmektedir. Bu durum ise Deizm ile yüzleşmeyi gerekli kılar. Tabi ki isteyen bu tip bir delile ihtiyaç duymadan da kabul etmek isteyebilir ve kabul eder. (Fideist görüş) Bu tamamen kişisel tercihtir. Bir zorunluluk yoktur. Herkes istediği gibi inanır. Fakat rasyonel olmak istenirse (mantıklı ve akılcı) yukarıda belirttiğim gibi, konuyu bilimsel olarak temellendirmek gereklidir. Benim yaptığım çalışma işte bu ikinci aşama için kullanılabilecek bir bilimsel veridir.

İkinci Video: İman Nedir?| Din İrrasyonel Midir? | Enis Doko

Bu videonun 9.dk dan sonrası …
Bu videonun 4.dk dan sonrası

Ben bir mühendisim, hesaptan, matematikten, mantıktan, fizikten anlarım. Elimdeki objeyi (Kur’an) inceledim. Elde ettiğim sonuçları aktarıyorum, kim nasıl anlar, kimin nasıl işine gelir, kim kime kanıt gösterir veya kimin kanıta ihtiyacı var ben bilmem, anlamam. Ben elimdeki objeye, ölçüye, hesaba bakarım.

Bu çalışma; Kur’an’ın 74.Müddesir Suresi 31. Ayette belirtildiği gibi; Benim imanımı güçlendirmiştir. Sağlam bir bilgiye ulaşmamı sağlamıştır. Kuşkularımı, (şüphe, bilgiye ulaşma yollarını açan önemli bir unsurdur) yani bilgi eksikliklerimi ortadan kaldırmıştır. Bence kuşku veya şüphe bir iman eksikliği değildir, bilgiye duyulan açlıktır. Fakat ben DNA’ya veya daha bir çok dizayna baktığımda aynı noktaya varıyordum zaten. Bence doğal oluşumları, dizaynları inceleyen herkes bu detayı görebilir. Bu noktada Kur’an’ın çok enteresan, değişik bir özelliği vardır. Kur’an, ağaç, böcek, çiçek gibi doğal bir oluşum değildir. Kur’an, son tahlilde, insan elinin tuttuğu kalem ile yazılmış olan bir kitaptır. Doğal olmayan, insan elinden çıkan bu nesnenin insanlar tarafından yapılamayacak nitelikte olması son derece dikkat çekicidir ve daha da dikkat çekici olan tarafı, bu nesnenin, bu niteliği, kitabın içinde açık bir şekilde dile getirilmiştir, hem de konuyla ilgili en ufacık bir bilgi kırıntısına dahi sahip olmayan, 1400 sene önce insanların yaşadığı bir ortamda. Olacak şey değildir. Olağanüstü bir olaydır.

Çalışmalarım sonucunda benim vardığım son nokta; Kur’an insanların yapabileceği bir şey değildir. (Bu ifade Kur’an’ın korunmuş olduğunu, yani değişmediğini, değiştirilemediğini kapsar). Bunu içindeki sayısal yapıya dayanarak söylüyorum. Kur’an’ın içindeki fark ettiğimiz sayısal yapı; kutsal metnin dışında bir olgudur. Kur’an ayetlerinin ifadelerinden bağımsızdır, nesnel niteliktedir. Dolayısıyla delil olarak kullanılabilir. (Ayrıca bu iddia kitabın yazarı tarafından, 17:88’de açıkça ifade edilmiştir. Bu iddia benim değil kitabın yazarının iddiasıdır. Ben bu iddianın kriterlerini kitapta gördüğümü ve herkesin görebileceği bir şekilde gösterdiğimi düşünüyorum)
Bu konuda bir itirazı olan veya karşı iddiası olan varsa, bakın ben (Kur’an’dan alarak) aşağıya yazıyorum sayısal yapıyı ve insanlar yapamaz diyorum. Bu sayısal yapıya benzer bir sayısal yapı barındıran metni insanlar yazılabilir diyen varsa, metni bıraktık, önce sayısal yapıyı yapsın görelim. Bakın ben buradayım, bir yere gitmiyorum. Varsa kendine güvenen, gelsin, çıksın ortaya. Hodri Meydan.

Aşağıdaki denklik kriterlerinden 3 tanesi:

1- Denklikteki sayı 4002 basamaklıdır, bu sayı sadece 40 ve 8 sayılarının bir araya gelmesinden oluşur ve 19 sayısına tam olarak bölünür. Olasılık değeri yaklaşık olarak (1 / 1 × 10+12) 1 Trilyonda 1’dir. Sizin üreteceğiniz denkliği oluşturan sayı da benzer nitelikte olmalıdır. 40 ve 8 sayılarından oluşmalı, en az 4000 basamaklı olmalı ve 19’a tam olarak bölünmelidir.

2- Denklikteki sayıda 40 sayısından 1855 adet, 8 sayısından 292 adet vardır. Toplamı 1855+292 = 2147’dir. Bu sayı 2147 ≡ 0 (mod 19), 19’a tam olarak bölünmektedir. Olasılık değeri (1/19) 19’da 1 dir. Sizin getireceğiniz denkliği oluşturan sayının içindeki 40 ve 8 sayılarının adetlerinin toplamı da 19’a tam olarak bölünmelidir.

3- Denklikteki sayıda 40 sayısından 1855 adet ve 8 sayısından 292 adet vardır. Bu sayılar sırasıyla 40 1855 8 292 olarak yazıldığında oluşan sayı 4018558292 ≡ 0 (mod 7) ve ≡ 0 (mod 19), 7’ye ve 19’a tam olarak bölünür. Olasılık değeri (1/133) 133’de 1’dir. Sizin getireceğiniz denklikteki sayının da içindeki 40 sayısının adedi ve 8 sayısının adedi açıkladığım gibi sırasıyla yazıldığında 7’ye ve 19’a tam olarak bölünmelidir.

Toplam olasılık değeri: 1/1×10+12 × 1/19 × 1/133 = 1/2,5×10+15
2,5 Katrilyon’da 1’dir.
Bu yapı Kur’an’ın Ha-Mim ile başlayan 7. yüzyılda, 19 senede, 7 sure olarak 19 parçada indirilen ayetlerinin oluşturduğu surelerdeki (40-41-42-43-44-45-46) sayısal yapısının bir bölümüdür.
Denkliğin Kur’an’dan alınarak nasıl oluşturulduğunu linkte bulabilirsiniz.

Aşağıda verilen denkliğin 1.kriterinin oluşma olasılığı yaklaşık olarak 7,69 trilyon’da 1 ‘dir. 1’den 1 katrilyona kadar olan sayılar arasında 40 ve 8 sayılarından oluşan ve 19’a tam olarak bölünen sadece 130 tane tam sayı vardır. (Sayı büyükçe olasılık değeri çok hızlı bir şekilde düşer, fakat bu olasılık değeri bizim konuyu anlamamız için yeterli olduğunu düşünerek hesabı daha fazla ileriye götürmüyorum.)
Bu denkliğe benzer bir denkliği bilgisayar ve özel programlar aracılığıyla yazabilirsiniz. Verdiğim üç kriterinin toplam olasılık değeri 2,5 Katrilyon’da 1 civarındadır. Benim hesaplarıma göre, doğal iterasyon kullanarak, yani sayıları bir bir artırarak bu olasılığı bulmak bilgisayar ile 1.500 yıl kadar sürecektir (Bilgisayarın işlem hızına bağlı olarak süre değişebilir). Fakat unutmayınız ki verilen bu denklik ve kriterleri Kur’an sayısal yapısının birbirine matematiksel olarak bağlı olan denkliklerinden sadece küçük bir grubudur. Yani okyanusta bir damla gibidir, fakat meraklısı, karşı iddiada olanlar konuyu çözmeye buradan başlayabilirler.

Benzer bir yapı, denklik getirmek isteyene bir fikir olması açısından; Örnek olarak, sizde 40 ve 8 sayılarından oluşan ve 19’a tam olarak bölünen ve benim verdiğim sayıdan küçük olan ilk sayıyı bulup getirebilirsiniz. Getireceğiniz denklik benzer bir denklik olacaktır, fakat kabul edilmesi için diğer denklikleri de sağlaması gerekecektir.

Aşağıda verdiğim büyük sayının 19’a tam olarak, kalansız bölünebildiğini verdiğim web sayfasını kullanarak teyit edebilirsiniz. Sayının üstüne çift sol tık yapınız ve kopyalayınız, https://goodcalculators.com/big-number-calculator/ adresindeki web sayfasına geçiniz ilgili kutucuğa Number (A) yapıştırarak devam ediniz. Diğer Kutuya Number (B) 19 yazınız ve işlemi seçiniz. Orada A MOD B işlemini kullanırsanız denkliğin 0 (sıfır) olduğunu göreceksiniz, bu sonuç sayının 19’a tam olarak, kalansız bölündüğünü gösterecektir. Büyük sayıyı değiştiriniz, mesela içinden bir adet 40 sayısını siliniz ve işlemi tekrarlayınız, 19’a bölündüğünde, A MOD B işleminde kalanın 0 (sıfır)’dan farklı çıktığını, yani 19’a tam olarak bölünmediğini gözlemleyiniz.

408408408404040404040404088404040404088408404088404088840404040840404084040404084040404084040404084040404040404040408404084040840404040404040408404040404040404040404040840404040840408404040408404040408404040404040404040404040404040404040404040840408404040840404040404040404040840404040404040404040404040404040404040404040404040404040840408404040404040404040404040404040404040404040404040408404040404040404040408404040404040404040840404040404084040408404040404040404040404084040404040840408404040408404040404040404040408404040404040404040888404040404040404040404040408404040404040404040408404040840404040404084084040404040404040404040404040404040404040404040404040840404040404040884040404040404040404040404088404040840404084040404040404040404040408404040404040408408404040404040404040404040408404040408404040408404040404040404084084084040840840404040404040404084040404040840408404040404040840404040404040404040404084040404088404040404040404040404040408404040404040840840840840404040840404040408408404040404040404040404040404040404040404040404040404040404040840404040404040404040404040408404040404040404040404040408404084040404040408408408404040404040840408404040840404088840404040840404040404040404040408404040408408408404040404040404040404040404040408408404040404040404040404040404040404040404040404040840404040404040404040408404040404040404040404040404040840404084040404040408404040404040404040404040404040840840404040404084084084084084084040404040404040884040408404084040408404084040404084084040404040404084040404084040404040404040404040404040404040408840404040404040404040404040404040404040404040404040404040404040404040404040408404040840408408404040840404040404040840404088408404040404040404040404040404040404040404040840404040408404040884040408884040404040408404040404040840840404040404040404040404040404040404040404040840840404040404084040404084040404084040404040404040404040404040884040404040404040840404040404040404040404040404040404040404040404040404040404040404040404040404040404040404040404084084084040404040404040404040404040408408840840884040404040404040404040404040840840840404040840408404040404040404040404040404040404040404040404040404040404040404084040404040404040408404084040404040840404040840404084040404040404040404040404040404040404040404040404040404040404040404040404040404040404084084040408840404040840840404040840408404040404084084040404040404084040840404084040840404040404040404040404040404040404040404084040404040404084040404040404040840404040404084040404040404040404084040404040404040404040404040404040404040404040404040404040404040404040404040404040404084040404040840404040404040404040404040408404040404084084040404040404040404040404040404040404040404040408408404040404040840404040840840404084040408404040404040404040408404040404040408404040408408408404040404084040404084040404040404040408404040404040404040404040404040404040404040404040404040404040404040404040404084040404040404040404040404040404040404040404040404040404084040404040404040404040404040404040840404040404040404040408408404040404084040840404084040404040404040404040404084040404084040404040404040840840840408404040404040404040404040840840884040404040404040404040404040404040404040404040404040840404040404040404040404040404040840404084040404040404040404040404040404040404040404040404040408404040884040408408404040404084040840404040404040404040840840404040404040408404084040404040404040404040404040404040404040404040840404040404084040840404040404040404040840404040840404040840404040404040404040404040404040408404040840404040840408408408404084040404040840404040404040404040404040404040404040404040404040840404084040840404040404040840404040404040840404040404040404040404040404040404040840404040840404040884040884040840840404088404040408404040840404040840840404040404040404040404040404040404084040404040408404040840404040404040404040404040404040404040408404040840404040404040404040404040404040404040884040408404040404040404040404084040404040404040404084040404040404040404040404040404040840408404040404040404040404040 ≡ 0 (mod 19)

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*